|
Sen bana
En zahmetli soluklarlada gelsen
En kıdemli ütopyalarda bıraksan
eteğime
Yalnızlığın bu yanık çoğulluğunda
Bulamazsın beni
Bu bir tür yaşama zorunluluğu
Teretdüdün ıslattığı
Pıhtılaşan laciverdin ellerinde
Bir balıkçı ağı
Ve kalpleri kırılan su köpükleri
Bu bir sabahın mazide mandallarla
bir kadının ahı
Ne kadar gerçekse
O kadar yalan
Seni zeval ürpertir
Beni yaşam
Ben sana seni vereyim
Sen bana beni
Ateşin hiç gülmeyen kızını yani
Parmaklarımda
Bir baharın elası gibi yorgunluğun
peşine bağlanmış
Birer umuttu bizimkisi
Biz yenilgi için vardık
Yenilgi bizim için
Çık yüreğimden
Bin bir hayatın hesap veren vicdanı
Çık yüreğimden
Binbir çiçeğin aziz günahı
Bu bir yaşama zorunluluğu
Kalpleri kırılan
Su köpükleri ile
Aşkın bu ölümlü
Ve tutarsız karargahında
Ferda bozar
Bütün bir ayrılığın
Göğsünden sarkan muskayı
Yitik bir korkunun
En korkusuz makamıyla
Belkide haşin bir renk kırıştırır
hislerini
Belkide bırakırsın
Bir tahtıravallide tüm gençliğini
Ve yakışıklı bir şiir
Helak eder
Endamını toprağın
Tükenişin sertifikasını
Hakeder gözlerin
Sahici bir cüretle
Susar melikesi dehşetin
Tuttuğun her köşede
Makaslanan ellerin
Ve kırdıkça kırılmayan
En zor kalpleri
Yükselir gülüşünün
Bilinen hıçkırıkları
Söyle nasıl dönerim geriye
Hasta saçlarımla
Gelme peşimden
Suya yüreğimi gömdüm ben
Ne derdindeyim
Gıcırdayan boşluğun
Nede pozitif kan taşıyan
Sahte bir kayboluşun
Hadi çık yüreğimden
Bin bir hayatın hesap veren vicdanı
Hadi çık yüreğimden
Bin bir çiçeğin aziz günahı
Elimde şulenin çöl düşü
Hadi çıkalım yar
Sevdim ben bu
Bahtiyar sürünüşü...
|