BAZAN (Gön:
Mustafa Erdal)
İnsan bazı zamanlar, bazı şeyleri neden yaptığına
bir türlü anlam veremez. Aslında libidosunda neden yaptığı gizlidir ama
bunu açığa çıkarmaz, belki çıkarmak istemez. O öylece orada gizli kalır
gider... Ve bir an gelir ki belki zaman belki mekan tevafuk etmiştir, o
gizlilik açığa çıkıverir. Çıkar çıkmasına ama sonuç yine hep aynıdır.
Değiştiremzsiniz... Değiştirmek istersiniz ama bunu yapmaya gücünüz
yetmez. Bazı zamanlar düşünürsünüz..
Kendinizi bir boşluk içerisinde hisstmeye mani olamazsınız. Aslında çok
dolusunuzdur, arkadaşlarınız, dostlarınız, aileniz, akrabanız ve sizin
beyninizin içindekiler..Koşuşturmalarınız vardır hiç yorulmayacakcasına..Sanki
hiç akşam olmayacakcasına gündüzle iç içe olursunuz.. Başarılar elde
edersiniz..başarısızlığada uğrayabilirsiniz.. Gün içerisinde gider
gelir, gündüzü var gücünüzle harcarsınız..
Bazan kendinizi şöyle karşınıza alıp sorup
sorgularsınız..Kendinize kızar, bağırırsınız, affetmezsiniz kendinizi.
Bazanda seversiniz kendinizi, belkide kendinizden bir aferin alırsınız..
Bazan siz ve stres kardeş olursunuz. Sanki
stres demek, siz demek olur. Işık hızıyla gider gelirsiniz. Ama sizi o
strese sürükleyen o şeyin aslında sizden daha değerli olmadığını
biliyorsunuzdur. Ama kendinizi buna bir türlü inandıramazsınız. Belki Nuh
diyorsunuzdur, ama Peygamber demek çok zor gelir size, demezsiniz,
diyemezsiniz.
Bazan bir VCD izlersiniz "Maddenin Ardındaki
Sır" gibi. Şaşırırsınız..Hayret edersiniz.. Anlamaya çalışırsınız..Anlamlandırmak
istersiniz..Sonuçta maddenin ardındaki sırrı keşfedersiniz kendi çapınızda..
Sonuçta şunu dersiniz kendinize.." HER ŞEY
NE KADARDA BOŞ VE ANLAMSIZ" 10 dakika sonra siz, yine siz olursunuz....
Ve kaldığınız yerden devam edersiniz hayatınızı yaşamaya.