Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Buraya herhangi bir şey yazın
veya 

  GÜNÜMÜZ MÜSLÜMANLARININ TEVRATA BAKIŞI VE DEĞERLENDİRMELERİ:  

 
 
 

Aslında Tevrat ve İncil'i birbirinden kopuk iki ayrı kitap olarak değil de, birbirlerinin devamı olarak görmek daha doğru olur. Çünkü İncil'i kabul eden Hıristiyanların tümüne yakını, aynı zamanda Tevrat'ı da kabul etmektedirler. Bu nedenle bu iki kitap Hıristiyanlar tarafından tek bir kitap olarak kabul edilirler ve "Kitab-ı Mukaddes" olarak adlandırılırlar. Kitab-ı Mukaddes iki temel bölümden oluşur: Eski Ahit ve Yeni Ahit.

        Tevrat dediğimiz kitap, aslında Eski Ahit'tir. Daha da doğrusu, Eski Ahit'in bir bölümüdür. Eski Ahit 39 kitapçıktan oluşur. Bunların ilk beş tanesinin Hz. Musa'ya vahyedilen Tevrat olduğu kabul edilir. Diğer kitapçıkların önemli bir bölümü İsrailoğulları'nın Musa'dan sonraki tarihlerini anlatır. Hz. Davud'a verilmiş olan Zebur, "Mezmurlar" adıyla bu 39 kitaptan birini oluşturur. Bunların dışında Hz. Eyüp, Hz. Süleyman gibi peygamberlerin işlerini anlatan kitaplar ve gelecekten haber veren "kehanet" kitapları vardır.

         Bu tablo da göstermektedir ki, Eski Ahit çok uzun bir tarihsel süreç içinde oluşmuş bir kitaptır. Hz. Musa zamanında vahyedildiği kabul edilen ilk beş kitaptan sonra neredeyse bin yıl boyunca Eski Ahit'in yazımı devam etmiştir. Bu kitapların birer vahiy olduklarını kabul etmek ise, öncelikle içerik açısından mümkün değildir. Zaten 39 kitabın neredeyse üçte biri tarih anlatımıdır, vahiy sayılmamaktadır.

        Yahudiler tarafından vahiy olarak kabul edilen kısım asıl olarak Hz. Musa'ya verildiği kabul edilen ilk beş kitaptır (Tekvin, Çıkış, Sayılar, Levililer, Tesniye). Ancak bu kitapların elimizdeki nüshaları, Hz. Musa'dan en az beş yüzyıl sonra kaleme alınmış nüshalardır. Bu uzun süreç boyunca metinlerde değişiklik ve tahrif yapıldığı ise açıkça görülmektedir. Metinlerin içinde çok bariz çelişkiler vardır. Konu ile ilgilenen araştırmacılar, bu beş kitabın, MÖ 9. yüzyılda kuzey ve güney olarak ikiye bölünen İsrail Krallığı'ndan doğan iki ayrı krallığın farklılaşan dini inançları ve din adamları arasındaki çatışmaya sahne olduğu kanaatindedirler. Bir başka deyişle, bu beş kitabın bazı bölümleri "Yahwistler" olarak adlandırılan güneyli din adamları, bazı bölümleri de "Elohimciler" olarak adlandırılan kuzeyli din adamları tarafından yazılmıştır.

Beşinci kitap olan Tesniye'de "Musa'nın ölümü ve gömülmesi"nin anlatılması, tahrifatın çok açık bir delilidir. Çünkü bu anlatımın Hz. Musa'ya vahyedilmiş olduğunu kabul etmek, elbette mantık dışıdır.       

                  TEVRATTAKİ TAHRİF BELİRTİLERİ VE ÇELİŞKİLER

 1)Tevrat adı ile tanınan mevcud kitap,Yakub’un İsrail adını alışını ‘Allahla uğraşan’ veya ‘Allah’ı yenen’ anlamında kullanmaktadır.İlahi vahye dayanan  bir kitapta tanrıya böyle isnatlar olamaz.

      2)Tevrat'ın Hz. İbrahim'e isnad ettiği farklı ifadeler de Tevrat'ın tahrife uğradığının en açık delillerini teşkil eder.Buna göre Hz. İbrahim,karısını;Mısır'da 'kızkardeşim'diye tanıtır.Aynı olayı tekvinin 20.babı Çera da gösterir.Tekvinin 26.babı ise olayın geçtiği yer olarak Gerar'ı gösterir.

     Aynı olayın  değişik yerlerde ve şekillerde gösterilmesi,Tevrat'ın ayrı şahıslar tarafından kaleme alındığını göstermektedir.

     3)Bir yerde Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'in yaşı 16 gösterilirken,bir başka yerde İsmail henüz bir çocuk olarak zikredilir.

     4)Tevrat'a göre,Tanrı Yahova Mısır'dan çıkarken yahudilere komşularının malını çalmayı tavsiye eder.

     Böyle bir ifadeyi kullanan kitabın Hz.Musa'ya vahyedilen Tevrat olması mümkün değildir.Bu ifadeler,yahudi hissiyatını ifade eden bencil sözlerden başkası değildir.

     5)Hz.Musa'nın ölümü ve gömülüşü olayının ,Tesniye'de zikredilmesi de Tevrat'a insan elinin uzandığını gösteren çok önemli bir belgedir.

     6)Hz.Lut hakkındaki iftira ise çok daha çirkindir.Tevrat'ın ifadesine göre Lut'a kızları şarap içirmişler ve onu sarhoş ederek onunla zina etmişlerdir.

     Böylesine değişikliklere maruz kalan,tenakuz ve mantıksızlıklarla dolu olan bir kitabın ilahi kaynaklı bir kitap olması düşünülemez.

     Bugün Batı dünyasındaki Tevrat üzerinde çalışan uzmanlar da Tevrat'ın zaman içinde değişikliğe uğradığını kabul etmektedirler.

             TEVRATIN TAHRİFİ İDDİALARINA EHLİ KİTAB'IN BAZI CEVAPLARI

 Tanrı'nın Merhameti

     İddiaya göre Allah'ın Kutsal Kitab'ı (Tevrat, Zebur ve İncil) bozulmuş veya kaybolmuşsa, bu devirlerde yaşayan insanlar acaba nasıl yaşadılar? Allah'ın vahiyleri bir devirde yok olursa, o devir insanlarının doğru yolda yürümesi imkânsız olur. Tarihte biliniyor ki;

·        Tevrat İ.Ö. 15. yüzyılda,

·        Zebur (Mezmurlar) İ.Ö. 10. yüzyılda,

·        Eski Ahit peygamberlerinin son kitabı (Malaki) İ.Ö. 4. yüzyılda,

·        İncil de İ.S. 1. yüzyılda vahyedilmiştir.

Eğer bu kitapların metni değiştirilmiş ya da vahyedilmesinden sonra tümüyle kaybolmuşsa ve tek geçerli kitap Kur'an ise, çok kısa dönemler hariç, 2.000 yılı aşkın bir müddet boyunca insanlar manevi bir karanlık içinde kalmış ve Allah en azından altı yüzyıllık bir dönemde ölen milyonlarca insanın karanlıkta kalmasına bilerek izin vermiş demektir. Allah, vahiylerini bir asır bile tahriften koruyamamış olsaydı, ne kadar aciz ya da merhametsiz bir Tanrı olurdu!Halbuki, Allahımız böyle değildir 

                                                 Tanrı'nın Hâkimiyeti

      "Tevrat, Zebur ve İncil değiştirildi" diyenler Tanrı'nın hâkimiyetine karşı gelmiş bulunuyorlar. Onlara birkaç önemli soru sormak istiyoruz: Tanrı güvenilir midir, değil midir? Tanrı Kendi sözünü koruyabilir mi, koruyamaz mı? Yoksa Allah aciz midir? Tanrı insanlarla dalga mı geçiyor?

Allah'ın dünyayı yaratmaktan daha da önemli olan eseri Kutsal Kitap'tır. "Kutsal Kitap değiştirildi" diyenlere şunu soruyoruz: Hırsız Şeytan, Allah'ın bu üç kitabını (Tevrat, Zebur ve İncil) çalarken, onları bozup değiştirirken ve tahrif edip yok etmeye çalışırken:

·        Yüce Allah derin uykular içinde mi uyukluyordu?

·        Allah'ın aklı yok muydu

·        Allah, Tevrat, Zebur ve İncil verildikten sonra derin uykuya mı yatmıştı?

·        Sonra da Kur'an'ın zamanında mı güçlenip, akıllanmış ve uykusundan uyanmıştı?

Allah'a inanan hiçbir insanın kabul etmeyeceği bu tür sözler elbette ki çok saçma sözlerdir! Ancak Kutsal Kitab'ın değiştirildiğini iddia edenler neredeyse bu sözler kadar saçma iddialarda bulunmakta ve Yüce Allah'ı aciz gösterecek ifadeleri bulunmaktadır. Hiçbir varlık Allah'ın kudretine sahip değildir ve yine hiç kimse O'nun Sözlerini değiştirebilecek güçte değildir. Allah Kendisine acizlik yüklenmesinden ve kendisiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz ve Allah insanlarla dalga geçmez.

Tabii ki bu sözler Tanrı imajını tamamen zedeleyen ve Tanrı'ya yakışmayan görüşlere inanmayı öngören sözlerdir. Allah inancına sahip olan bütün mantıklı ve duyarlı insanlar şüphesiz bu saçma sözlere doğru cevabı verecektir. Öyleyse:

a) Eğer Tanrı, kutsal sözlerini ve insanlara yönelik mesajını insanların
değiştirmelerini istemiyorsa,

b) Ve eğer Tanrı kutsal sözlerini ve mesajını koruyabilecek güçteyse,

o zaman Tanrı, Kendi sözünün insanlar tarafından değiştirilmesine müsaade etmez. Doğal ve doğru olan şey, Tanrı'nın insanlara yönelik mesajını korumasıdır. Bu sebeple, varılması gereken sonuç kısaca şudur:

Tanrı'nın ilham ettiği Tevrat, Zebur ve İncil ve onların içerdiği mesaj:

a) değiştirilmedi,
b) değiştirilemeyecek,
c) ve asla değiştirilemez.

Tanrı'nın tüm şerefi ve hâkimiyeti O'nun Kendi kutsal sözlerine bağlıdır. İnsanlar kendi eserlerini korumayı ve saklamayı bildikleri gibi, Yüce Allah da sonsuz gücüyle Kendi şerefi olan eserini, Kutsal Kitab'ını korur. Allah, insan gibi hakkını aramak için mahkemeye koşmaz. Ama, böyle bir teşebbüste bulunmak isteyenleri Kendi yüce kudretiyle önlediği gibi, onlara gerçekten ceza vermesini de bilir. Yine Yüce Allah, kendi kitabını bozmak isteyenleri cezalandıracağını bildirerek şöyle emrediyor:

"Size emretmekte olduğum söze bir şey katmayacaksınız ve ondan eksiltmeyeceksiniz, ta ki, Allahınız RABBİN, size emretmekte olduğum
emirlerini tutasınız." (Tevrat: Tesniye 4:2)

"Sana emretmekte olduğum her şeyi yapmak için tutacaksın, üzerine bir şey katmayacaksın, ve ondan eksiltmeyeceksin." (Tevrat: Tesniye 12:32)

"Allah'ın her sözü denenmiştir. Kendisine sığınanlara kalkandır. Onun sözüne
bir şey katma, yoksa seni tedip eder, ve yalancı çıkarsın." (Zebur: Süleyman'ın Meselleri 30:5-6)

"Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Eğer bir
kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona
katacaktır. Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey
çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona
düşen payı çıkaracaktır." (İncil: Esinleme 22:18-19)