Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Buraya herhangi bir şey yazın
veya 

KUTSAL KİTAPLAR’dan TEVRAT VE ZEBUR'A BAKIŞ   

TEVRAT

 
 

Kelime lügatte:Şeriat,kanun,talim anlamlarına gelir.Tevrat’a ‘Ahdi Atik’ de denir ve eski sözleşme demektir.Bu adı ona Hıristiyanlar vermiştir.Hz.Musa'ya nazil olmuştur.

        Tevrat ,bilindiği üzere Yahudilerin kutsal kitabına verilen addır.Yahudilerin kutsal kitap koleksiyonu ikiye ayrılır:

        a)Tanah (yazılı dini edebiyattan oluşur)

        b)Talmut (sözlü dini edebiyattan oluşur)

        Hıristiyanların Eski Ahit dedikleri kitaba Yahudiler Tanah adını vermişlerdir.Tanah 3 bölümden meydana gelir.Bunlar:

         1)Tora (Tevrat) Eski Ahdin ilk 5 kitabını meydana getirir.Bunun için buna ‘Esfar-ı Hamse’de denir.Bu 5 kitap uzun ve farklı çalışmalardan meydana gelir.Bu 5 kitabın bir tek çalışmadan meydana geldiğini kabul etmek bilimsel değildir.

         2)Nebiim (Peygamberler) İlk peygamberler ve son peygamberlerden bahseder.

         3)Ketubim (Kitaplar) Eski Ahid’in 13 kitabından bahseder.

 Bugün Yahudiler ve Hıristiyanlar arasında Tanah’ın ihtiva ettiği kitapların sayısı konusunda ittifak yoktur.Bugün Eski Ahit olarak bilinen Tevrat, 39  kitabı ihtiva etmektedir.

 

 

                                                             TALMUD

Yahudiler nezdinde Talmud'un da Tevrat kadar önemi vardır.Aslında Tevrat'ın şifahi bir yorumu olarak değerlendirilen Talmud,başlangıçta yazılmış değildir.Tevratın tefsiri mahiyetinde olan bu yorumlar yazılmamakla beraber nesilden nesile şifahi olarak intikal ettiriliyordu.İşte bu şifahi yorumlar M.S.2.y.y.da Yahuda Ha-Naşi tarafından derlenmiştir.

        Böylece meydana gelen kitaba ‘Mişna’adı verilmiştir.Dili ibranice olan mişna Talmud'un asıl metnini teşkil etmektedir.Mişna altı büyük kısma ayrılmış olup,her birine sedarim ve tamamına da Şişa Sedarim (altı bölüm)denmiştir.Mişnanın altı bölümü şunlardır:

       1)Zeraim(Ziraatle ilgili hükümler)

       2)Moed(Belirli günlerle ilgili hükümler)

       3)Nashim(Kadınlar ile ilgili hükümler)

       4)Nezikin(Ceza ve medeni kanunlarla ilgili hükümler)

       5)Kodashim(Mukaddes şeylerle ilgili hükümler)

       6)Toharoth(Temizlikle ilgili hükümler)

       Talmud 2 önemli kısımdan oluşmaktadır:

       MİŞNA:

       Asıl metindir.Mişna, İbranice’tekrar’anlamına gelmektedir.Bu şifahi geleneği kaleme alanlara ‘Tannaim’denmektedir.Bunlar, İbranice,Aramice’yi kullanmışlar,Yunanca ve Latince bazı kelimeleri de benimsemişlerdir.Mişna hem Rabbinik İbraniceye,hem de hem de Modern İbraniceye temel teşkil etmiştir.

      GEMERA:

      Mişnanın şerhidir.Bu şerhi yapanlara da ‘Amoraim’ denmiştir.Gemera öğreti anlamına gelmektedir.Mişna ile Gemera Talmud'u meydana getirmektedir.

 

                EHLİ KİTAP AÇISINDAN TEVRAT:

     Ehli Kitap yani Hıristiyan ve Yahudiler Tevrat'ın Kral Davud'a Tanrı Yahova tarafından verildiğini kabul eder.(Hıristiyanlar Tevrat'ın Musa'ya,İncil'in İsa'ya vahyini kabul ettikleri halde Yahudiler Tevrat'ın Musa'ya vahyini kabul edip İncil'in İsa'ya vahyini kabul etmezler.)Onlara göre Tanrı Yahova,'ateş alevinde' görünerek Hz.Musa'ya şöyle der:'Ben babanın Allah'ı,İbrahim'in Allah'ı,İshak'ın Allah'ı,Yakub'un Allahıyım.Gerçekten Mısır'da olan kavmin sıkıntısını gördüm ve angarya memurlarının yüzünden onların feryadını işittim.Çünkü onların acılarını bilirim.Şimdi gel ve benim kavmimi,İsrailoğullarını Mısırdan çıkarmak için seni Firavun'a göndereyim.' Böylece Hz.Musa'nın risaleti başlar.Bundan sonra bütün amacı İsrailoğullarını Filistin'e ulaştırmaktır.Bunu kısmen başararak 'Bal ve süt akan ülkeyi' karşıdan görür ve oraya ulaşamadan 120 yaşında ölür.Daha sonra Hz.Davud ve sonrasında oğlu Süleyman gelir ve Süleyman İsrail'in yeni kıralı olur.Süleyman Kudüs mabedini inşa ettirir.(Süleyman mabedi)Daha sonra Filistin,Asurlular tarafından yıkılır.İbrani devleti önce ikiye bölünür.Kuzeyde başkenti Samiriye olan İsrail devleti,güneyde başkenti Kudüs olan Yahuda devleti.Asurlular bunun ardından önce İsaril devletini,arkasından Yahuda devletini yıkarlar.

    Babil kralı Buhtunnasır İbraniler üzerine yürür ve Filistin halkını kılıçtan geçirir.Böylece 'Acılı günler' olarak anılan 'Babil esareti' başlar.Bu dönemin İsrailoğullarının düşünüş ve inaç tarihi açısından önemli bir rolü vardır.

 

                K.KERİM AÇISINDAN TEVRAT:

          K.Kerim’in beyanına göre Tevrat Hz.Musa’ya Tur’da vahyedilmiştir.Nitekim;

          “Biz Musa’ya  o emri vahyettiğimiz zaman (ey habibim) sen (tur dağının ) batı yakasında değildin.”( el-Kasas 44)

          “Musa’ya nida ettiğimiz vakit de tur dağı tarafında değildin.”( el-Kasas 46) buyurulmuştur.

          Bugün Yahudilerin elinde bulunan Tevrat,Hz.Musa’ya Allah tarafından vahyedilen Tevrat değildir.Zira Allah Teala hiçbir şeriat tahrife uğramadan onun yerine yeni bir şerit,yeni bir din göndermez.Bir dinin,bir şeriatin bozulmasından,tahrifinden sonra yeni bir din,yeni bir şeriat göndermeye ve hatta zaman zaman inkarcıların helaki üzerine yeni bir milleti muhatab almaya sünnetullah denir.Zira Allah(c.c)kitabımız Kur-an’da halkları,onlara gönderilen kitapları, sayfaları yahut vahyi ,risaletle görevlendirdiği elçilerini,elçilerin karşılaştıkları sıkıntıları,onların düşmanlarına  mukavemetlerini beyan etmiş, bunu bir nezir,bir ders olması açısından  gerek kıssalar gerek ufak değinmelerle bizlere sunmuştur.Yine Tevratın tahrifinin yanı sıra  bundan sonra Hz.Muhammed’in şeriatinin uygulanmasının emredildiğini ayetlerden öğreniyoruz.

         K.Kerim,Zebur , Tevrat ve İncili  doğrulamakta ve onların da milletleri uyarmak için gönderildiğini beyan etmektedir.Allah Teala bu kitapları da Kur-an’ı  övdüğü gibi övmüş,onların da bir hidayet ve nur kaynağı olduklarını bildirmiştir.Allah sonucun,son peygamber ve son kitabın ne olacağını bilmekte,buna rağmen hassas teraziyi herzaman adaletle kurmakta,hiçbir şeyi,hiçbir detayı atlamamaktadır.Maide 43-44-45. ayetlerde bu düzlemde şöyle buyurulmaktadır:

       “Gerçekte biz içinde bir hidayet bir  nur bulunan Tevrat’ı indirdik.Kendilerini Allah’a teslim etmiş peygamberler Yahudilere onunla hükmederlerdi.Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah’ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi.Artık insanlardan korkmayın.Benden korkun ve ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Ey hakimler,her kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse onlar hep kafirlerdir.”

       K.Kerim'de beyan edildiğine göre Hz.Musa rabbi ile 30 gece için sözleşir ve buna rabbinden 10 gece daha eklenir.Musa kardeşi Harun'dan kendi yerine geçmesini ister ve 'onları ıslah et,bozguncuların yolunu tutma' der.Musa tayin edilen vakit rabbi ile buluşmaya gider,rabbi onunla konuşur.Musa'nın yokluğunda kavmi putlara tapan bir kavme imrenirler ve kendilerine zinet eşyalarından yapılmış,böğürmesi olan buzağı heykelini tanrı diye benimserler.Ve Kur-an'ın deyimiyle 'zalimlerden olurlar." Bunu takiben Kur-an'da şöyle hikaye ediliyor Musa'nın öyküsü: "Musa kavmine kızgın ve üzgün bir halde döndü.Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız?Rabbinizin emrini (beklemeyip)acele mi ettiniz?dedi.Levhaları yere attı.Ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başladı.(Kardeşi):'Anamın oğlu,dedi,bu insanlar beni hırpaladılar,az daha beni öldürüyorlardı.(Ne olur)düşmanları bana güldürme, beni bu zalim kavimle beraber tutma!"

       Derken, "Öfkesi dinince Musa,levhaları aldı.Onlardaki yazıda Rab'lerinden korkanlar için yol gösterme ve rahmet vardı."

       Kur-an çekici üslubuyla olayı aktarırken Tevrat'ta neler olduğunu da haber veriyor.Musa kızgınlıkla ve kendini tutamayarak levhaları atarken ve bunu beşer olmanın getirdiği tabiatla yaparken,Allah kendi  yüceliğine işaret ederek herşeyi bilmesine rağmen kitabında hala Rablerinden korkanlar için rahmet ve hidayet olduğunu bildiriyor.K.Kerim'de olduğu gibi insanlar bıkıp usanılmadan hidayete,affa ve mağfirete çağırılıyor.

       Tevrat Hak katından insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere indirilmişken bunu kendinden sonra gelen İncil de tastik eder hükümlerle gönderilmiştir.Zira,Maide 46’da”Arkandan da o peygamberlerin izleri üzerinde Meryem’in oğlu İsa’yı önündeki Tevrat’ı bir doğrulayıcı olarak gönderdik.Ona içinde bir hidayet ve nur bulunan,önündeki Tevratı doğrulayıcı ve takva sahipleri için bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik.”buyurulmaktadır

      Kur-an Tevrat’a doğrulayıcı ve tastikleyici tarzda yaklaşmakla beraber o bu kitabın tahrifini ileri sürmektedir.Nitekim daha önce ifade etmeye çalıştığımız gibi Allah bir şeriatin üzerine yeni bir şeriati ancak tahrifler ve bozulmalardan sonra göndermektedir.Bunu ise şu ayetle belgelendirmektedir:

    Kendilerine Tevrat verildikten sonra onu kabul etmeyenler, kitap yüklü merkep gibidirler. Allah'ın ayetlerini yalanlayan böyle bir kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.” (Cuma 5) 

      Tevratın muhatabları kendilerine indirilen hükme uymamışlar,Allah’ın onları bu ayette eşek yüklü katırlara benzetmesi ile davranışlarının,dahi buna sürükleyen ahlaklarının düşüklüğünün tüm milletlerin gözü önüne serilmesine yol açmışlardır..K.Kerim ile muhatab olan herkes onların yanlışlarını göreceklerdir. Ve yahudiler belki de bizlere bir mesel olmalarının yanı sıra  azgınlıklarının bir cezası olarak bu şekilde  teşhir edilmiş ve tarih boyunca Tanrının ayıpladığı millet olarak tahzile uğramışlardır.

      Allah’ın emirlerine uymayıp asi gelmekle yetinmeyen israiloğulları  ayetlerin tahrifine yeltenmişler ve nitekim Tevrat'ı kendileri değişik kalemlerle tekrar tekrar yazmışlardır.Bu duruma paralel olarak  Araf 75 ve 211. ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:                                                                                                                                                         

“Onların, size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir cemaat, Allah'ın kelamını dinleyip iyice anladıktan sonra onu bile bile tahrif ediyorlar.”

     “ İsrailoğullarına sor. Kendilerine ne kadar apaçık ayetler gönderdik. Kim Allah'ın nimeti kendisine geldikten sonra onu değistirirse, süphesiz ki Allah, azabı çok şiddetli olandır.”