Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

İngilizce Terimler
Buraya herhangi bir şey yazın
veya 
 
 
 
 

admission / admittance
Admission özellikle, kamuya açık bir binaya ya da yere girilmesine izin
verilmesi fikrini ifade eder.
Admission 60 pence. (Giriş ücreti 60 pence.)
Admissions Department (in a hospital). (Bir hastanenin) Giriş Bölümü
Admittance ise (özellikle olumsuz ifadelerde), büyük çoğunlukla özel bina ve
yerlere giriş izninden söz ederken kullanılır.
No admittance except on business. (İşi olmayan giremez.)

affect / effect
Affect bir fiildir. 'Bir şeyin değişmesine sebep olmak, etkilemek' demektir.
The cold weather affected everybody's work.
(Soğuk hava herkesin işini etkiledi.)
Effect bir isimdir ve 'sonuç' veya 'değişiklik' anlamına gelir. 'Değişiklik'
veya 'sonuç' anlamında, have an effect on ifadesinde sıkça kullanılır.
His meeting with Münir Nurettin Selçuk had a great effect on his musical
development.
(Münir Nurettin Selçuk'la karşılaşması, onun müziksel gelişmesini büyük
ölçüde etkiledi.)
Kısaca, affect=have an effect on.

afraid / fear / frightened
Be afraid (of), informal (gayri resmi, günlük) İngilizce'de, fear'dan çok
daha sık kullanılır.
Don't be afraid. (Korkma!)
Are you afraid of the dark? (Karanlıktan korkar mısın?)
'Do you fear the dark?' denilebilir, fakat günlük konuşmada hemen hiç
kullanılmaz.
*****
I'm afraid (korkarım) genellikle I'm sorry, but... (üzgünüm, ancak...)
anlamına gelir. Özür dileyerek reddetmelerde, kötü bir haber verirken vb.
durumlarda kullanılır.
I'm afraid I can't help you. (Üzgünüm ama sana yardım edemeyeceğim.)
I'm afraid your wife had an accident. (Korkarım karınız bir kaza geçirmiş.)
I'm afraid not ve I'm afraid so kısa cevaplarda sıkça kullanılır.
'Can you lend me some money?' -'I'm afraid not.' ('Bana biraz borç verebilir
misin?' -'Korkarım hayır.')
'It's going to rain.' -'Yes, I'm afraid so.' ('Yağmur yağacak.' -'Evet,
korkarım öyle.')
*****
Afraid isimlerin önünde (attributive position) kullanılamayan
sıfatlardandır. Karşılaştırın:
Ayşe is afraid. (Ayşe korkuyor.)
Ayşe's a frightened girl. (Ayşe, korkutulmuş bir kızdır.)(*...an afraid
girl, yanlış.)
Genellikle afraid'den önce very kullanılmaz. Onun yerine very much
denilebilir (Özellikle I'm afraid=I'm sorry anlamında kullanıldığında.)
I'm very much afraid he's out. (Çok üzgünüm ama, o dışarıda.)

after

Hatalı kullanım:
*I'll phone you after I shall arrive. (Veya: *...after I shall arrived.)

After'dan sonra gelecek zaman kullanılmaz; onun yerine, gelecek zaman ifade
eden present tense (geniş zaman) kullanılır.
I'll phone you after I arrive. (Veya: ...after I have arrived.)
(Vardıktan sonra sana telefon edeceğim.)
Aynı kural, before, as soon as, until, when (bazı durumlarda) ve if (bazı
durumlarda) için de geçerlidir.


Hatalı kullanım:
*I'm going to do my exams, and after, I'm going to study medicine.


After genellikle zarf olarak kullanılmaz. Bunun yerine, afterwards, (and)
then veya (and) after that kullanılır.
I'm going to do my exams, and then I'm going to study medicine.
(Sınavlarımı yapacağım ve sonra tıp çalışacağım.)

after all

Hatalı kullanım:
*We had a nice party with drinks and dancing; then, after all, we went home.

After all'un anlamı finally (en sonunda, nihayet) değildir.
...then, finally, we went home. (Veya: ...when everything was over, we went
home.)
(...nihayet/herşey bittikten sonra, eve gittik.)
After all'un iki anlamı vardır:
Birincisi, 'daha önce .... denilmesine rağmen' veya 'beklenenin aksine'.
I'm sorry. I can't come after all. (Üzgünüm. Gelirim dedim ama gelemem.)
I thought I was going to fail the exam, but I passed after all. (Sınavda
başarısız olacağımı düşünüyordum, ama aksine, geçtim.
After all bu anlamıyla, genellikle bir ibarenin/cümlenin sonunda yer alır.
İkincisi, 'unutmamamız gerekir ki...'. Bu anlamıyla, dinleyen kişinin
unuttuğu anlaşılan önemli bir kanıtı/görüşü, sebebi ortaya koymak için
kullanılır.
I think we should let Gülçin go camping with her boy-friend. After all,
she's a big girl now.
(Sanırım Gülçin'in, erkek arkadaşı ile kampa gitmesine izin vermeliyiz.
Nihayet, o artık büyük bir kız.)
It's not surprising you're tired. After all, you were up until three last
night!
(Yorgun olmana şaşırmamalı. Unutma ki, dün gece üçe kadar ayaktaydın.)
Bu kullanımda, after all genellikle ibarenin/cümlenin başında gelir.

age

Hatalı kullanım:
*He has thirty-five.
*He is thirty-five years.
*He's thirty-five old.

Yaşınızı, ya sadece sayıyı vererek ya da sayıdan sonra years old ifadesini
ekleyerek söyleyebilirsiniz.
He's thirty-five. (O, otuzbeş yaşında.)
He's thirty-five years old. (O, otuzbeş yaşında.)
Not: What is your age? resmi konuşmalar dışında pek kullanılan bir ifade
değildir. Günlük konuşmada How old are you? kullanılır.

ago

Hatalı kullanım:
*I met her ago three years.
*I have left school three years ago.
*I started working for this firm before three years.
*My father died for three years.

Ago, bir zaman ifadesinden önce değil sonra gelir.
I met her three years ago. (Ona üç yıl önce rastladım.)
a long time ago. (uzun zaman önce.)
Ago, present perfect tense'le değil simple past tense'le birlikte
kullanılır.
I left school three years ago. (Okulu üç yıl önce bıraktım.)
*****
Ago ile before'u karıştırmayınız. 'Atıfta bulunulan', şu an ise ago (=before
now) kullanılır. Atıfta bulunulan şimdiki zaman değilse before (=ondan önce,
daha önce) kullanılır. Karşılaştırın:
I started working for this firm three years ago. (Bu firmada çalışmaya üç
yıl önce başladım.)
Last summer, I finally left the firm that I had joined eighteen years
before.
(Onsekiz yıl önce girdiğim firmadan, nihayet geçen yaz ayrıldım.
*****
Ago ile for aynı değildir. Ago, birşeyin şu andan ne kadar zaman önce
olduğunu belirtirken; for, bir eylemin ya da durumun ne kadar sürdüğünü
anlatır. Karşılaştırın:
My father died three years ago (=three years before now.) (Babam, iki yıl
önce öldü.)
He was ill for three years before he died (His illness lasted three years).
(O, ölmeden önceki üç yıl hastaydı.)

 


         * Bu site en iyi 800X600 ekran çözünürlüğünde görüntülenebilir* 

                   * Copyright © 2000-2001 http://www.cizgiotesi.4t.com Tüm Hakları Saklıdır.  

          "İzin alınmadan tamamı veya bir kısmı kopyalanamaz"

Mustafa Erdal S.Ü.İlahiyat Fakültesi