Orası
Milli Takımın şeref tribünü. İçinde biraz “şeref” ve birazda “milli”
barındıran bir tribün. Özel olması
gereken bir yer.
..Vee Orada ünlü Türk Büyüğü
Tarkan. Kurtsuz Tarkan.. Şarkıcı olup bir güzel ve pek kıvıran Tarkan. Kendi ekseni
etrafında dönme ustası. Üstelik kendi etrafında dönerken gerdan kaydırma işlemini
de yapabilen bir Türk büyüğü. En son ihracımız dünyaya. Merdiven çıkarken ciklet
çiğnemeyen bir ulusun ahfadı kısacası. Sakın ola ki “büyük ve ulu Tarkan’ın
yüce poposu şeref tribününde ne arıyor?” diye soracağımı sanmayın.
Yere göğe sığdıramadığımız
kıvrak bel üstadının başka yere oturtulmasından pek korkuyordum zaten. Maç
başlamadan şöyle bir göz attım şeref tribününe ve içim rahatladı.
Tarkan rahat bir döşeğe
yerleştirilmiş, poposu koruma altına alınmış ve pek keyifli.. “ Ohhh..” dedim
kendi kendime. “ ne büyük bir milletiz ki süper star ile süper sakar farkını
çözebildik sonunda. Bu delikanlı rahat rahat maç izliyor ya. Ölsem ne gam!
1998 Dünya kupasında basın
tribünün önünde ayakta maç izlemek zorunda kalan Fransızların milli kahramanı Jean
Paul Belmondo’ ya üzülmüş ve kendi yerimi vermiştim. Çünkü O’nun şeref
tribününe davetiyesi yoktu ve basın tribününe alınamayacağı; çünkü orasının
basın tribünü olduğu, dolayısıyla özel bir yer olduğu kendisine benim yanımda
belirtilmişti.
Biz aynı acemiliği çok şükür ki
“ Tarkan namındaki kıvırtık gerdan bükücüsü” gence yapmamıştık. Çünkü O
tepsi cola nın ortak yan ürünlerindendi. Asla “dejenere bir toplumun salgıladığı
artık değer” olamazdı.. O Tarkan’la Türkan arası bir yerde.. Geçmişte de dünya
Türk’ün kalçalarına hayrandı. Şimdi ise Tarkan’ınkilere... O gece şeref
tribününe girip görüntü almak isteyen bir basın mensubu arkadaşım ise neredeyse
dayak yiyormuş. Olsun..
Orası şeref tribünü..
“ Biz ise aşağılık
proleterler..
Yaşasın Tarkan ve Onun
muhteşem leğen kemiği..”
Ümit AKTAN 2001-03-31
Yeni Şafak